Sosyo mu Teknik
Sosyo mu Teknik

SOSYO MU TEKNİK?

Merhaba tatlış okuyucular, üyeler, arkadaşlar ve daha niceleri… Bendeniz yazar (Cemregün Kuzu), Sosyo-Teknik Komitesi başkanı olmakla beraber sizlere Sosyo-Teknik Komitesi’ni anlatmaya çalışacağım. IEEE’de birkaç yılını ya da ayını en kötü gününü vermiş insan bile az da olsa kenardan köşeden bir teknik gezi lafını duymuştur. Hiç bilmeyen, yeni kayıt olan birisi de en azından “gezi” kısmını duymuştur, e tabi gezi’nin yanına “teknik” kısmını da kulübe girince veriyoruz arkadaşlar, o yüzdeen kulübümüze gelin:) Neyse giriş için teknik başlangıcı yeterli şimdilik, bir de sosyo kısmını ele alalım. Sosyo. Sosyallik? Gezmek tozmak? Kültürlenmek? Yemek içmek? Dans? Renk? Kabaca evet, hepsi. Ama kibarlıktan yana bir insan olarak bunları da daha güzel şekilde açıklayacağız.

Yeni paragrafa geçtiğime göre bir şeylerin ciddiyetini kavramamız lazım, artık büyüdünüz ve sizin de bazı şeylere bilmeye hakkınız var. Öncelikle size Sosyo-Teknik’in evrimleşme sürecinden bahsetmek istiyorum. Eskiler bilir yeniler de bununla birlikte bileceklerdir, zamanında Sosyo-Teknik Komitesi yerine Teknik Gezi Komitesi ve Sosyal Organizasyonlar Komitesi olarak iki ayrı komite vardı ve Sosyal Organizasyonlar Komitesi başkanlığını da meleğimiz Elif Gizem AKKAYA yürütüyordu. Fakat 13 Mart 2016 yılında Ankara’da düzenlenen bombalı terör saldırısı sonucu ne yazık ki Elif Gizem’i şehit verdik. Sonrasında Elif Gizem’in başkanlığını yürüttüğü Sosyal Organizasyon Komitesi’ni kulüp olarak, onunla yaşatılmasına karar verdik. Dolayısıyla sosyal organizasyonların devamlılığı Teknik Gezi ile birleştirildi ve her iki komite Sosyo-Teknik çatısı altında birleşerek yeni ismini buldu.

 

Peki nedir bu Sosyo-Teknik, neler yapar, neler yaptı, neleri amaçlar? Öncelikle nedir kısmı için az çok fikriniz oluşmuştur diye tahmin ediyorum. Peki bu insanlar hiç mi sosyal olmayacak? diyerek “sosyo” kısmımızla başlayalım.” Ders ders nereye kadar?” tam bu noktada Sosyo kısmı devreye giriyor. Bu dönem içerisinde yaptıklarımızla tahmin ettiğiniz fikirleri biraz daha netleştireyim o zaman. Olmazsa olmaz, eski ve yeni üyelerin buluştuğu, tanıştığı, komiteler hakkında bilgi edinildiği, çayların içildiği, kahvaltılıkların çılgınlar gibi tüketildiği (cidden tüketildiği) kulübümüzün tanışma kahvaltısı!1!! Ardından KÜLTÜRLEN seansımızla birlikte Rahmi M. Koç Müzesi’ne bir gezi düzenledik. Müze demişken 29 Ekim gibi özel bir günde de Anıtkabir ziyaretimizi de gerçekleştirdiğimizi belirtmek isterim. Yağmur çamur “of kalabalık ölceez:s” demeyen güzel insanlarla Atamızı ziyaret ettik. Bu KÜLTÜRLEN seanslarımızdan birkaçında da film günlerimiz oldu. Bizlere ilham veren, yaşanmışlık içeren, “abi biz neden yapamayalım ki yani nedir?!!” dedirten filmler izledik. Yine bu seanslarımızdan birinde de Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası’na gidip kulaklarımızın pasını sildik, tabi sonrasında söylemek istemezdim ama elitliğimizi bir kenara bırakıp kokoreç yedik, çünkü Atatürk Orman Çiftliği çünkü Ankara çünkü özümüz bu:s, gerçeklerden uzaklaşmamak lazım arkadaşlar sizi kandıramam. Tabi her zaman kendimize de çalışmadık, bir de barınak ziyaretimiz oldu ve bunu da Sosyal Sorumluluk Projesi Komitesi ile birlikte dayanışma içerisinde gerçekleştirdik vee birbirinden minnoş köpekleri sevdiğimiz, mamalar götürdüğümüz, bana kalırsa çok güzel bir duyarlılık esaslı etkinlikti. Gelemeyen üyelerimizden de çok değerli bağışlar aldık buradan bir kez daha teşekkürlerimi sunar odamızdaki bağış kutumuza bir miktar daha paslamalarını bekleriz:)). Duyarlılık ve gönüllülük esas alan bir diğer etkinlimiz de yine Sosyal Sorululuk Projesi ile gerçekleştirdiğimiz TISP(Teacher in Service Program) kapsamında özel eğitim merkezinde minik arkadaşlarımızla deneyler yapmaktı. Gel gelelim bir de Teknik kısmımıza. Bu Teknik Gezi içerikli nereler gezilmedi ki bunca zaman (buraya gözlüklü emoji rice edebilir miyim,tşkler). Ne faydası var peki bu gezilerin? Okulda aldığımız teorik eğitimleri yerinde inceleyebiliyoruz, ilerde çalışacağımız iş ortamları hakkında fikirler edinebiliyoruz, çalışanlarla karşılıklı sohbet edebiliyoruz ve sorularımızın karşılığını bilen kişi dilinden duyabiliyoruz, kariyer yönelimi hakkında fikirlerimizin gelişmesine fayda sağlıyoruz, gidilen firmalarda meslek ahlakı, iş güvenliği, kalite, çevre gibi konularda, ulusal ve uluslar arasında sorunlar hakkında duyarlılık kazanabiliyoruz ve biz öğrencilerin önem verdiği konulardan biri olan staj ile ilgili bağlantılar yakalayabiliyoruz. Tabi ki bunların hepsi kariyerimiz için küçük görünse de ilerde dönüp baktığınızda büyük getirilerinin olmuş olduğunu görüyoruz.

Ve artık genelleyecek ya da toparlayacak olursak Sosyo-Teknik Komitesi eğlenmenin, gezip görmenin, öğrenmenin, kendine bir şeyler katabilmenin hepsini kapsayan bir komitedir diyebiliriz.

Yazımı burada sonlandırırken sohbet havasında yazdığımı belirtmek isterim, yine de ‘hiç resmi değil pıf’ derseniz, sizi http://www.ieeethku.com/ sayfamıza beklerim, hem belki daha fazlasını da katabiliriz:). Son olarak sürçülisan ettiysem affola diyerek sözlerimi burada sonlandırıyorum, esen kalın. MAY THE FORCE BE WITH YOU!!!