İzleniyor muyuz?

Evet.

Yani, aslında cevap bu kadar. Ama ben daha çok bunun “neden” olduğunu açıklamak için buradayım. İlk olarak sürekli karşımıza çıkan çerezlerden bahsedelim. Bir siteye girdiğinizde ekranın herhangi bir yerinde (bazen rahatsız edici dereceye ulaşabilen) ve sayfayı kullanmaya devam ederseniz çerez politikasını kabul ettiğinizi beyan eden bir yazı çıkar. Bunun sebebi ise Avrupa Birliği’nde alınan bir karar. Bu karar ise kullanıcıların eskiden bihaber olarak gezindiği sitelerde güvenliğe dikkat çekme amacı taşıyor diyebiliriz.

Bu çerezler neden bu kadar önemli? Çünkü her çerez size bir ID verir ve içerisindeki veriler sizin o siteye ait bilgilerinizi içerir. Ama bu veriler (bize söylenene göre) sadece o çerezi yerleştiren site tarafından okunabiliyor. Google AdWorks ise bu verileri sunucularına indirip hesabınız ile bağdaştırır. Bazıları ise bunun haricinde reklam sunmak için Google’ın bizi dinlediğini iddia ediyor. Bu da bir bakıma doğru. Eğer Andorid telefonunuzda her zaman dinle seçeneği açıksa Google sizin konuşmalarınızı kendisini tetikleyecek anahtar kelimeyi anlamak için sürekli analiz eder. Eğer bu servisi kullanıyorsanız buradaki link ile bu ayarlar açık olduğu süreçte uygulamayla her etkileşiminizin sunucularda tutulduğunu görebilirsiniz. Daha da korkutucu kısmı ise arkadaşlarınız ile sohbet ederken bile sizi kaydetmiş oluyor. Ben bizzat bu sistemi 2013’den beri kullanıyorum. Kendi kayıtlarımı kontrol ettiğimde sadece telefonu cebimde taşırken çıkan hışırtıyı bile kaydettiğini gördüm.

Telefona bizzat verdiğim komutlar bu şekilde tutulurken, yanlışlıkla(?) kaydedilen konuşmalarım da ise ses analizi yapılıp İngilizce’ye çevrilmeye çalışılıyor. Yakın bir zamanda ise iOS kullanan arkadaşım başına gelen olayı aktardığında da durumun can sıkıcılığı ortaya çıkıyor. Kendisi anlattığına göre bir başka arkadaşı ile, arkadaşının telefonunda yer kalmadığını ve fotoğraflar gibi birtakım şeyleri silmesi gerektiğini konuşuyorlar. Sonrasında ise telefonunda yer kalmayan arkadaş birbirlerinin aynısı olan fotoğrafları bulup silmesi için bir uygulama yapma fikri veriyor. Diğeri ise bunun için zaten bir uygulama olduğundan bahsediyor. Bu olay yaşandıktan 30 dakika sonra ise kendisi Instagram üzerinde şu reklamı görüyor, yorumları size bırakıyorum.

Peki bana bunu neden anlatıyorsun?

Şimdi yavaşça konuyu genişletmeye başlayalım. İlk olarak WhatsApp. Kurulduğunda yıllık 1 dolar karşılığı size uygulamayı kullanma imkanı veriyordu. Daha sonra yükselen potansiyeli görüldü ve Mark Zuckerberg tarafından 19 milyar Amerikan Doları karşılığı satın alındı. 2016’da ise bu ücret tamamen kaldırıldı. Peki böylesine büyük bir mesajlaşma uygulaması neden bu fırsatı gözardı ediyor? Bazıları daha çok kullanıcıya ulaşıp daha sonra başka yöntemler ile  para kazanmaya çalışacağını söyledi ki yeni haberlere göre bu doğru. Çünkü WhatsApp durumlarının arasında geçiş yaparken Instagram’daki gibi reklam gösterileceği açıklanmıştı. Peki başka ne için kullanılıyor? Geçen sene içerisinde de büyük ihtimalle duyduğunuz bir güncelleme ile Facebook sizin uygulama içi mesajlaşmalarınızı takip edip daha sonra size reklam olarak göstereceğini söyledi. Tabii ki size bunu kapatmak için süre de verdi.

Çok da uzatmadan…

2 küçük olayı çok da yorumlamadan size aktarmaya çalıştım. Amacım ise saklayacak bir şeyim yok diyenlerin fikirlerini değiştirebilmek. Biraz kafanızda canlandırın, ekranlar insanı gerçeklikten daha uzak tutar. Mesajlarınızı arkadaşlarınıza dahi göstermiyorsanız neden tanımadığınız yüzlerce kişinin bunları incelemesine izin veresiniz ki? Evinizde sürekli yazdıklarınızı, konuştuklarınızı dinleyen yabancı biri olduğunu düşünün. Tabii ki güvenlik hakkında konuşmak için yazı fazlasıyla kısa oldu ama bireyin kendisi araştırırsa daha da ikna olabileceğini düşünüyorum. Hepinize mutlu günler…